15 Nisan 2009

Amersfoort - Hollanda

Hollanda maceramızın 1. Bölümü
Hollanda'da sadece 2 gece kalmamıza rağmen çok şey gördük ve öğrendik. Ben elimde makine adım başı güzel kareler yakalamanın peşindeydim. Hiç fotoğraf çekemedim diye üzülürken bir bakmışım 300'ün üzerinde fotoğraf çekmişim. Biliyorum abartmışım. 2 günde bunu nasıl başardım ben de anlamadım ama aralarında paylaşmak istediğim bir hayli fotoğraf var. Seçmekte çok zorlandım. Sizlere eksik birşey sunmayayım diye özenle seçtim ve hepsi aynı anda fazla gelebilir diye taksit taksit anlatmayı uygun gördüm.
İlk gün 8 saatlik araba yolculuğundan sonra sarhoş gibi olduk. Biraz dinlendikten sonra akşam üstü teyzemlerin kaldığı köyde dolaştık, çevreyi tanıyalım dedik. Amersfoort'a bağlı şirin bir yer. Sessiz, sakin.
Sokaklarda yürürken dikkatimizi ilk çeken şey binaların genelde 2 en fazla 3 katlı ve bitişik olmasıydı. Daha sonra bunların ev mi yoksa iş yeri mi olduklarını düşündük. Evmiş meğerse önünden geçtiklerimiz. Miş diyorum çünkü Hollandalılarda perde kültürü yok, en fazla jaluzi kullanılıyor. Panjur denen bir şey de yok. Gece yatmadan önce "panjurları kapatalım mı" dedik "o ne?" diye sordular, gülmemek için zor tuttum kendimi. Ama haklılar, olmayan birşeyi nerden bilsinler ki?
Perde veya panjur niyetine çeşitli çeşitli jaluzi kullanılıyor akşamları. Bu kadar. Kullanmayanların ise evleri mağaza vitrini gibi, naklen yayın. Hal böyle olunca gözümüz evlerin içine kaydı ve bu defa da Hollandalıların yemek sonrası mutfakta uzun saatler oturup sohbet etmeye bayıldıklarını anlamış olduk. Uzun saatler olduğunu biliyoruz çünkü aynı yoldan bir kaç saat içinde bir kaç defa geçmek zorunda kaldık:) Ayrıca Hollanda deyince akla gelen diğer önemli şey yolların, her yerin düz olması. Düpedüz düm düz işte:) Hatta bir ara otobanda navigasyonumuz deniz seviyesinin 10 metre altında olduğumuzu bile gösterdi. İnsan bir tuhaf oluyor. Ürperiyor. Ben ki denizin 2 metre dibine bile dalamayan biri olarak 10 metre altında olduğumu düşününce psikolojim bozulur gibi oldu. Neyse ki çabuk atlattım o düşünceleri.
Bu sebepten dolayı her yerde kanallar varmış. Her evin önünde, yakınında, ardında, yol kenarlarında. Benim jeton sonraları düştü tabi ama düştü:)

Yollarda bir sürü inek, koyun, at görmek mümkün. Öyle çoklar ki. Muhteşem bir şekilde yayılmışlar otlanıyorlardı. Hiç inek görmemiş gibi tipik etine buduna dolgun, bodur hollanda ineği aradı gözlerim. Ama göremedim.

Şimdilik bu kadar. Devamı çok yakında;)

NOT: Fotoğrafların büyük hallerini görmek için üzerini tıklayıp dilediğinizce inceleyebilirsiniz:)


Fotoğraflar: Zeynep A.

6 yorum:

Elly dedi ki...

Hollanda'ya gittiğimde bende uçak inişe geçtiği sırada "dümdüz ova" sözüne hak vermiştim :) gerçektem dümdüz, hiçbir tepe yok. ama çok sistemli, herşeyin çok doğru işlediği bir ülke. Tren yolculuklarında o meşhur Hollanda ineklerini de görmek çok eğlendirmişti beni. Ah yine bir fırsat yaratabilsemde gitsem, tam zamanı şu aralar

Adsız dedi ki...

ümmü
iyi güsel gezmişsiniz ne güsel :) yıllar sora hollanda sular altında kalcakmı şzaten :S

Zeynep A. dedi ki...

@Elly'cim evet tam bir "ova". Evet tam zamani.

@ümmü'cüm nabersin datluuum?:) gezebildigimiz kadar gezdik ama beni pek kesmedi:)

FerahFeza dedi ki...

Ne guzel gezmissiniz oh :)))
Daha cok foto bekliyorum...
Hollanda benim de merak ettigim, gormek istedigim ulkeler arasinda...Bana da kismet olur ins :)
Sevgiler canim...

Zeynep A. dedi ki...

@FerahFeza'cim daha çok foto gelecek;) yoldalarrr:)))

Adsız dedi ki...

genede gezmişsiniz o bile biras olsun kafi ;) iyyim cnm bnm aynıı :)

ÜMMÜ <3

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...