12 Mart 2009

IN AMERICA



Ara ara daha önce izleyip etkilendiğim ve izlemeye değer dediğim filmerden bahsedeceğim. Şöyle bir liste hazırlayayım dedim bir de baktım çoğu dramatik, duygusal filmler. Bu yüzden izleyecek olursanız bile hepsini ardı ardına izlemeyin, bunalım geçirip beni anlattığıma, tavsiye ettiğime pişman etmeyin derim:)

Bunlardan biri:

In America (2002)

İrlanda-İngiliz yapımı bir film. Yönetmen Jim Sheridan. Kendi ailesinin hayatından kesitler barındırması sebebiyle filmin senaryosu için kızlarından yardım almış ve ortaya muhteşem bir film çıkmış diyebilirim.

Mini özet:

İrlandiyalı bir aile (Sheridan ailesi) biri altı diğeri ise on yaşında olan kızlarıyla birlikte 1980 li yıllarda Kanada üzerinden mülteci olarak Birleşik Devletler’e geçer.

İki yaşında merdivenlerden düştükten sonra beyin tümörüne yakalanan ve 5 yaşında hayatını kaybeden oğulları Frankie’yi İrlandiya’da bırakıp yaşadıkları acılı günleri unutmak ve yeni bir hayat kurmak adına gelmişlerdir Amerika’ya. Bütün aile bireyleri kaybettikleri oğullarının ölümüne alışmaya başlamıştır fakat baba bir türlü içinde bulunduğu matemden sıyrılamamıştır. Bu tüm aile bireylerini olmak üzere iş hayatını da olumsuz etkiler. Koşullar onları bir “Junkie” binasında bulunan yıkık dökük dairede kalmaya zorlar. Yeni umutlar besleyerek geldikleri Amerika’daki hayatlarına geçim sıkıntısıyla başlarlar.

Çocuklar Halloween akşamı şeker toplamak için kapı kapı dolaşır ve o akşam Mateo adında gizemli bir adamla tanışır ve hatta arkadaş olurlar.

Mateo HIV virüsüne yakalanmış ve yaşayacağı günleri sayılıdır. O arada kızların annesi yeni bir bebek beklemektedir, sorunlu bir hamilelik geçirir. Annenin hayatı söz konusu olunca bebek anne karnından erken alınması gerekir. Bebeğin durumu kritik olmasına rağmen iyileşir fakat o sırada Mateo hayata gözlerini yumar. Aile ise yeni bir sorunla karşı karşıya kalır - hastane masrafları...

Bir insan sevdiği birini, canından bir parçayı kaybettiğinde matemini sürdürdüğü sürece hayatındaki olumsuzluklar devam edecektir. Christy (on yaşındaki kızları) babasının Frankie’ye artık veda etmesi gerektiğinin bilincine vardırır ve o an hayatlarının dönüm noktası olur.

>>> Benim Notum: Başarılı senaryosu dışında beni en çok etkileyenler kız çocukları ve Mateo’nun çizdiği resimler oldu.

3 yorum:

AskinAy dedi ki...

dizilerden film izlemeye firsat gelmiyor birtürlü:)

Jojee dedi ki...

çok merak ettim baya açıklı ve gerçekçi duruyor:(

Zeynep A. dedi ki...

@AskinAy'cim ben dizilere karsi mesafeliyim biraz. Bol bol film izliyorum.

@Jojee hosgelmissin!:) acikli ama film boyu aglatmiyor tabi, arada tebessüm ettirerek akip gidiyor film.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...