23 Ağustos 2011

Bayram yaklaştıkça

Havalar tropikal, Ramazan sakin, akşamlarım balkonda geçiyor... yani elimden gelse balkonda sabahlayacağım, durulmuyor evin içinde. Çok memnunum tabi bu durumdan, kırk yılda bir sonuçta. Bu arada farkettiğim bir şey var. Bu memlekette balkon kültürü denen bir şey yok.

Türkiye'de nasıl olur, atar herkes kendini balkonlara, kurar sofrasını orada yer, çayını kahvesini içer, neredeyse balkonda yaşar. Herkesin bahçesi mi var sanki. Her balkondan ayrı muhabbet sesleri gelir, ne güzel olur yaz akşamları. Burada bahçesi olan da olmayanda akşam 9-10 dedin mi girer kümesine uyur tavuklar gibi, uyumasa bile illa etrafı bir sessizlik kaplar, sokaklarda ise in cin top oynar adeta. Halbuki ne güzel oluyor dışarıda olmak. Kapalı alanlarda geçiyor zaten tüm gün, akşam enerjisi kalmayanlar için balkon yetiyor. Elimin altında malzeme varsa yaparım çakma limonatamı otururum valla. Malzeme yoksa eğer yaparım türk kahvemi öyle otururum. Ah o kahveye bir de muhabbet eşlik edecekki tadından geçilmeyecek =)

Buraya kadar ne kadar da huzurlu huzurlu yazdım değil mi. Her şey çok güzel gidiyor, kendi kabuğumda geçiriyorum zamanımın çoğunu, pek şikayetçi değilim her ne kadar asosyal görünsemde. Beni asıl korkutan bayram'ın yaklaşması, Allah'a şükür adım başı tanıdık, akraba her yerde, bayramlarda gidilecek dostlara yetişemiyoruz çoğu zaman, bayramı bayram gibi yaşıyoruz neredeyse. Buraya kadar her şey yine normal. Tek problem bende, artık canım kimseyle görüşmek istemiyor. Özellikle büyüklerle. Hep aynı şeyler tekrarlanacak, hep aynı konularla canımı sıkacaklar. Hep bir kinaye, hep bir üstü kapalı eleştiri... Ne zamana kadar kulaklarımı tıkayıp, alttan alacağım, geçiştireceğim bilemiyorum. Herkes iyi yüzümü tanıyor, illaki kötü, kırıcı yüzümü göstertecekler bana. Herkes her şeyi çok biliyor. Ben safım, ben cahilim, ben anlamam hiç bir şeyden. Dilimde aynı eski türkü, dolanacağım yine. Ben şimdi buraya bunları yazıyorum ki, ben demiştim, başıma gelecekleri biliyordum diyebilmek için. Kötü yanımı da göstereceğim falan yok, her seferinde biraz daha uzaklaştıracaklar beni kendilerinden o kadar. Haftaya göreceğiz bakalım.

Ayrıca ne zamanki işi bıraktım, ya da zamanımı kafama göre yönetebileceğim bir iş buldum, bir adet evlat edineceğim inşallah, şu yavrulara bakın, içimin yağlarını eritiyorlar:



4 yorum:

FerahFeza dedi ki...

Ah ne guzel,canim ya en azindan balkonun var,,burada balkon da yok,olsa islanicaz,hava kotu :) Tadini cikar sen ;)
Yakin olsak gelirdim valla,2 laf ederdik ^^

Konus gec canim,cok soru soracaklari ikili ortamlarda kalma, gul gec...Yoksa hic cekilmez.Sizde yine orada akraba cok...Iyi yonden bak sen ^^

Kopek mi seviyorsun,ben kedi severim :)

Optum cok ^*^

^zeynep^ dedi ki...

FerahFeza'cim,
evet havalar mükemmel burada, ben sizin oraya da bakiyorum hep, bugün günesli sizin oralar ama sicak sayilmaz.
ah ne güzel olurdu yakin olsak! süper olurdu!!

aman, kafaya taktigim yok da, beni nelerin bekledigini biliyorum, hazirlikli olayim en azindan :)

köpekleri çok severim, hayvanlari genel olarak seviyorum ben, kediler de çok sirin. ama zaman mekan yönünden müsait olmayinca bekliyorum simdilik. ne de olsa sorumluluk. öptüm ben de!!

sünter dedi ki...

icim sizladi bu yazini okuyunca.
Her zaman derim büyük olmak sadece yastan ibaret degildir. Ne yazikki büyükler genclere hosgörülü olcagi yerde genclere düsüyor cogu kez hosgörü.
Halbuki bir bilseler tatli sözlü olabilmeyi o gencler uca uca gelecek yanlarina siteme gerek yokki.
Her nedense her ailede var böyle tipler.
Ben zamansizliktan gec okudum burayi ama yinede umarim güzel bir bayram gecirmissindir güzel kizim.

^zeynep^ dedi ki...

Sünter annecim,
hayat o kadar karisik olabiliyor ki bazen, kime ne zaman ne söyleyecegini bilemiyorsun. Sevmedigin konulardan kaçmanin yollarini ariyorsun. Saygida kusur etmeden...

güzel bir bayram geçirdim, korktugum basima gelmedi çok sükür :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...