Havalar tropikal, Ramazan sakin, akşamlarım balkonda geçiyor... yani elimden gelse balkonda sabahlayacağım, durulmuyor evin içinde. Çok memnunum tabi bu durumdan, kırk yılda bir sonuçta. Bu arada farkettiğim bir şey var. Bu memlekette balkon kültürü denen bir şey yok.
Türkiye'de nasıl olur, atar herkes kendini balkonlara, kurar sofrasını orada yer, çayını kahvesini içer, neredeyse balkonda yaşar. Herkesin bahçesi mi var sanki. Her balkondan ayrı muhabbet sesleri gelir, ne güzel olur yaz akşamları. Burada bahçesi olan da olmayanda akşam 9-10 dedin mi girer kümesine uyur tavuklar gibi, uyumasa bile illa etrafı bir sessizlik kaplar, sokaklarda ise in cin top oynar adeta. Halbuki ne güzel oluyor dışarıda olmak. Kapalı alanlarda geçiyor zaten tüm gün, akşam enerjisi kalmayanlar için balkon yetiyor. Elimin altında malzeme varsa yaparım çakma limonatamı otururum valla. Malzeme yoksa eğer yaparım türk kahvemi öyle otururum. Ah o kahveye bir de muhabbet eşlik edecekki tadından geçilmeyecek =)
Buraya kadar ne kadar da huzurlu huzurlu yazdım değil mi. Her şey çok güzel gidiyor, kendi kabuğumda geçiriyorum zamanımın çoğunu, pek şikayetçi değilim her ne kadar asosyal görünsemde. Beni asıl korkutan bayram'ın yaklaşması, Allah'a şükür adım başı tanıdık, akraba her yerde, bayramlarda gidilecek dostlara yetişemiyoruz çoğu zaman, bayramı bayram gibi yaşıyoruz neredeyse. Buraya kadar her şey yine normal. Tek problem bende, artık canım kimseyle görüşmek istemiyor. Özellikle büyüklerle. Hep aynı şeyler tekrarlanacak, hep aynı konularla canımı sıkacaklar. Hep bir kinaye, hep bir üstü kapalı eleştiri... Ne zamana kadar kulaklarımı tıkayıp, alttan alacağım, geçiştireceğim bilemiyorum. Herkes iyi yüzümü tanıyor, illaki kötü, kırıcı yüzümü göstertecekler bana. Herkes her şeyi çok biliyor. Ben safım, ben cahilim, ben anlamam hiç bir şeyden. Dilimde aynı eski türkü, dolanacağım yine. Ben şimdi buraya bunları yazıyorum ki, ben demiştim, başıma gelecekleri biliyordum diyebilmek için. Kötü yanımı da göstereceğim falan yok, her seferinde biraz daha uzaklaştıracaklar beni kendilerinden o kadar. Haftaya göreceğiz bakalım.
Ayrıca ne zamanki işi bıraktım, ya da zamanımı kafama göre yönetebileceğim bir iş buldum, bir adet evlat edineceğim inşallah, şu yavrulara bakın, içimin yağlarını eritiyorlar: