Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2008

Zencefilin sırları ve detoks yiyecekleri

Midem bu aralar patlamaya hazır bir bomba gibi yakamı bırakmıyor. Şişkinlik nedeniyle verdiği rahatsızlık aynı zamanda mide bulantılarına yol açıyor. Bunun sebebini tahmin edebiliyorum aslında. Geçen bir kaç gün/hafta içersinde son derece düzensiz ve sağlıksız yemelerimin ve aynı zamanda egzersizSİZ geçen tembel günlerimin sonucu. Bununla ilgili olarak bir kaç ufak araştırma yaptım. Mideyi sakinleştirmenin, bulantıları geçirmenin yolları nelerdir diye.

Ve şu iki faydalı yazıyla karşılaştım. Aklımızda bulunsun:

Zencefilin, mide kaynaklı sindirim sorunlarının, seyahatte, hamilelik döneminde ve kemoterapi nedeniyle oluşan mide bulantısı ve kusma şikayetlerinin önlenmesi ve tedavisi amacıyla kullanıldığı bildirildi.

Amerikan Diyetetik Derneği'nin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, yaptığı açıklamada, zencefilin yeşil, mor çiçekleri bulunan, Asya, Hindistan ve Arabistan'da tedavi amaçlı kullanılan aromatik yağ açısından zengin, tropikal bir kök bitkisi olduğunu söyledi. Eski zamanlarda zencefilin eklem iltihabı, kolit ağrıları, ishal ve kalple ilgili hastalıkların tedavisinde kullanıldığını ifade eden Dönmez, şöyle dedi: "Zencefil, uzun yıllardır yemeklerimizi lezzetlendiren önemli bir baharat olarak tüketilmektedir.
Zencefil, soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıkların belirtilerini, baş ağrılarını ve regl dönemi ağrılarını azaltmak için tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır."

Dönmez, taze zencefilin B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez ve lif açısından yüksek besin değerlerine sahip olduğuna belirterek, şöyle konuştu: "Günümüzde zencefil kökleri, yaygın olarak mide kaynaklı sindirim problemlerinin tedavi edilmesinde kullanılır.
Seyahat sırasında gelişen, hamilelik döneminde ve kanser kemoterapisi nedeniyle oluşan mide bulantısı ve kusma şikayetlerinin önlenmesi ve tedavisi amaçlı kullanımı önerilmektedir. Zencefil, kalp hastalıkları, kanser gibi önemli hastalıklarda da kullanılmaktadır."

Dönmez, 80 denizci üzerinde yapılan araştırmada, zencefil tozu kullanan kişilerin kusma ve soğuk terleme şikayetlerinde azalma olduğunun belirlendiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Piyasada reçeteli veya reçetesiz olarak satılan bulantı azaltıcı ilaçlar, uyuşukluk ve ağız kuruluğu gibi istenmeyen şikayetlere neden olabilir.

Buna karşılık, yolculuk sırasında gelişen mide bulantısı ve kusma şikayetlerinin azaltılması için kök veya toz halde zencefil tüketiminin ilaç tedavisine alternatif olarak kullanılabileceği düşünülmektedir."


Zencefilin 2 yaşın altındaki çocuklara verilmemesi gerektiğini vurgulayan Dönmez, 2 yaşın üstündeki çocuklarda ise baş ağrısı, mide bulantısı ve sindirim sistemi kramplarının tedavi edilmesi için kullanılabileceğini belirtti.

Yetişkinlerde ise zencefil tüketiminin günlük 4 gramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Dönmez, zencefilin aşırı dozda tüketilmesi halinde göğüste hafif yanma hissedilebileceğini kaydetti.

(RealAge)

Detoks için önerilen yiyecekler

Kısaca anlamı: Detoks, vücudumuza çeşitli yollarla giren ve atık madde olarak dışarı atılmayı bekleyen zararlı toksinlerden kurtulmaktır.

Sarmısak: Kardiyovasküler hastalıkların risklerini azaltmaya yardımcı olmasının yanında, karaciğer enzimlerine yardım ederek zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına destek olur.

Brokoli: Kansere karşı savaşta en güçlü dostlarınızdan biri olan brokolinin filizleri, aynı zamanda enzimleri uyarıcı etkiye de sahiptir.

Su teresi: Su teresini salatalarınızda, çorbalarınızda ve sandviçlerinizde kullanabilirsiniz. Küçük yeşil yaprakları, vücutta biriken hücreler arası veya damar içi fazla sıvıyı atar ve idrar çıkışını arttırır. Ayrıca tereler, mineral bakımından da oldukça zengindir.

Yeşil yapraklı sebzeler: Bu sebzeleri çiğ ya da haşlanmış olarak da yiyebilirsiniz. İçerdikleri klorofil, vücuttaki metal ve pestit gibi toksinleri dışarıya atmaya ve karaciğeri korumaya yarar.

Limon: İçerdiği C vitamini limonun 'detoks vitamini' olarak ün salmasını sağlamıştır. Limon, bazı toksinleri suyla çözülebilecek bir şekilde ayrıştırır.

Yeşil çay: Vücudunuzdaki kanı daha akışkan hale getiren yeşil çay, güçlü bir antioksidandır. Bunun yanında yeşil çayda bulunan kateçin maddesinin karaciğer fonksiyonlarını hızlandırdığı belirlenmiştir.

Lahana: Bu sihirli sebze detoks işlemlerine yardımcı olur. Özellikle salatası sağlığa çok yararlıdır.

Tahin: Karaciğerde bulunan hücreleri, alkol ve diğer kimyasallardan korur. Lezzetli tadı ile tahin; sağlık ve damak dostu yiyecekler arasındadır.

Pire otu: Bu otsu bitki kolestrolü düşürmeye yarar. Az miktarda pire otu tüketmek, bağırsaklarınızın temizlenmesine yardımcı olacaktır.

(RealAge)

Şu an için işe yeşilçay ile başlayabilirim ancak. Zencefili de mutlaka denemeliyim.

7 Ekim 2008

Hastaliklara karsi 7 yiyecek

Soguk kis aylarina girerken hastaliklari en aza indirmek için önerilen 7 yiyecek. Aslinda çogu bildigimiz seyler fakat ayni zamanda neden ve nasil tüketebilecegimiz hakkinda da bilgiler var. Aklimin bir kösesinde bulunsun istedim:


Yeşil Yapraklı Sebzeler

Neden: Besin ihtiyacınızı yeşil yapraklı yiyecekler (ıspanak, marul, lahana ve pazı gibi) yemeden karşılamanız neredeyse imkansız. Bu gıdaların içinde bol miktarda lif, C ve K vitamini, folik asit (kalbi ve hafızayı güçlendiren, doğuştan gelen sakatlıklara karşı savaşan B vitamini) , göz sağlığını koruyan lütein ve kalsiyum magnezyum, demir ve potasyum gibi dört önemli mineral bulunur. Ne kadar: Günde iki porsiyon yeterli olur. Ne kadar koyu renkli olursa o kadar faydalıdır.

Nasıl?

  • Sandviçinze roka koyun.
  • Lazanyanıza pazı ekleyin.
  • Omletlerinize ıspanak katın.
  • Çorbalarınıza, hamur işlerinize ve kızartmalarınıza herhangi bir yeşillik katmayı unutmayın.


Kabuklu Yemişler

Neden: Kabuklu yemişler protein, magnezyum, B ve E vitamini kaynağı olmanın yanında kalp hastalıkları ve kansere karşı güçlü bir savaşçıdır. Yüksek kalorili olsa da kabuklu yemişlerin içerdiği yağlar kalbe zarar vermez. Kilo yapan abur cubur yemek yerine kabuklu yemişleri deneyin. Ne kadar: Haftada 5 avuç (bir kasenin1/4’i ya da 15-20 tane badem, ceviz ya da fındık) tüketmenizde fayda var.


Nasıl:

  • Mısır gevreği ve yoğurdunuza dökün.
  • Kızartmalarınızı süslemek için kullanın.
  • Kızarmış ekmek yerine salatalarınıza normal ya da kavrulmuş yemişler serpiştirin
  • Pişmiş kuskus ve esmer pilavınıza ekleyin


Küçük taneli meyveler


Neden: Bu meyveler arasında üzüm, çilek, kiraz, böğürtlen de bulunur. Neredeyse diğer tüm yiyeceklerden daha fazla koruyucu bitkisel antioksidan içerir. Somer ‘bu tarz meyvelerin sadece hastalık riskini azaltmada değil hafıza kaybını önlemede de yardımcı olduğunu’ söyledi.


Ne kadar: Haftada en az üç kere bir kase taze ya da dondurulmuş çilek, kiraz veya üzüm yemeye çalışın. Size doyduğunuzu hissettiren lifli yapısı sayesinde çilekler kilo alımını da dizginler.

Nasıl:

  • Salatanın içine koyun.
  • Patates cipsi yer gibi çerez halinde yiyin
  • Yoğurt, mısır gevreği ve diğer tatlılarınıza ekleyin.
  • Pişirdiğiniz tatlıların veya lezzetli olabileceğini düşündüğünüz her yiyeceğin içine katın.



Altın Değerindeki Sebzeler

Neden: Sadece bir porsiyon lifli, yeşil,sarı ya da turuncu sebze kanser riskini azaltmak, soğuk algınlığına ve diğer enfeksiyonlara karşı savaşmak ve cildinizi günteşten korumak için gerekli olan günlük beta karoten ihtiyacınızın 5 katını sağlar.

Ne kadar: Günde iki kere yarım kap sebze yemeğe çalışın. Bu da bir tatlı patates, konserve edilmiş 12 yarım kayısı, bir tas balkabağı veya havuça denk gelir.




Somon Balığı

Neden: Kalp hastalıkları ve daha fazlasına karşı savaşan Omega 3 kaynağı olan somon balığının sadece 85 gramı günlük vitamininiz B12’nin %170’i ve D vitaminin %80’i kadar size fayda sağlar.


Ne kadar: Haftada iki porsiyon somon balığı (ya da porsiyonlardan birini ton balığıyla değiştirebilirsiniz) yemeye özen gösterin. Nasıl: Izgarada kızartın, pişirin ya da dere otuyla suda pişirin. Hamur işleri ve salatanıza katın. Eğer vejeteryansanız ya da balık yemiyorsanız DHA olarak bilinen omega 3 ihtiyacınızı aşağıdaki besinlerden karşılayabilirsiniz:

  • Omega 3 (DHA) içeren soyasütü
  • DHA içeren organik süt
  • Yüksek Besin Değerli Gofretler
  • Yumurta
  • Yoğurt



Tam Tahıllı Ürünler

Neden: Tam tahıllı ürünler rafine tahıllardan %96 oranında daha fazla lif, magnezyum, çinko, krom, E ve B vitamini taşır. Enerji deposu olan bu ürünler rafine tahılların yol açtığı kalp hastalıkları, kanser, diyabet, hipertansiyon ve hatta obezite gibi sorunları önlemeye yardımcı olur.

Ne kadar: Gün içinde aldığınız 6 porsiyonun aslında hepsinin tam tahıllı ürünler olması gerekir. En az 3 porsiyonun rafine edilmemiş tahıllardan oluşmasını hedefleyin.

Nasıl:
  • Güne yulaf ezmesi ya da tam tahıllı mısır gevreğiyle başlayın.
  • Tost ve sandviçleriniz için %100 kepekli ekmek kullanın.
  • Kuskus ve hamur işlerinizin tam kepekli olmasına dikkat edin.
  • Esmer pirinç ve tam tahıllı krakerler tüketmeye özen gösterin.

Yoğurt

Neden: Az yağlı ya da tamamen yağsız yoğurtlar B vitamini, protein, kalsiyum ve (eğer içinde canlı kültürler varsa) hastalıklara sebep olan mikropları yok eden sağlıklı bakteriler olan probiyotiğin kaynağıdır.


Ne kadar: Başka bir süt ürünü tüketmiyorsanız haftada 4 kap ya da daha fazla yoğurt yiyebilirsiniz. Nasıl: Sade yoğurtlar seçip içine meyveler (özellikle çilek ve kuru meyveler) ekleyerek şeker ve kilo alımınızı durdurabilir ya da farklı bir şeyler deneyebilirsiniz.

Nasil:

  • Yoğurdunuza biraz vanilya ve doğranmış naneyi karıştırarak katın ve meyveyle birlikte yiyin. Dip, sos ve salatalarınızda acı sos yerine yoğurt kullanın.
  • Fırında pişmiş patatesin üzerine yoğurt ve sarımsak ekleyin.
  • Yoğurt kullanarak soslarınızı koyulaştırın ve çorbalarınıza kremsi tat verin.

RealAge

22 Eylül 2008

Mürdüm erigi

Yaz bitmek üzere, isvicre’de çoktan bitti de diyebiliriz. Biz sonbahara merhaba derken bize de merhaba diyen bir meyve var bu mevsimde :o) mürdüm erigi. Çok severim kendisini. Bilmem ki o da beni sever mi? sever sever!



Hasat zamani sonbaharin baslarinda olan mürdüm erigi en sevdigim renkte ve dogadan gelen zararsiz beyaz tozla kaplidir yüzeyi. Alirken ne kadar tozlu görünüyorsa bilin ki o kadar taze demektir.

Içinde bol miktarda bulunan mineraller (magnezyum, potasyum, demir, kalsium) sayesinde kas, deri ve kemiklerimize dost ve kan olusumuna yardimci.
Ayrica provitamin A, tüm B vitaminleri ve c vitamini deposudur mürdüm erigi. Bu vitamin kombinasyonu sinir ve bagisiklik sistemi için tam bir destek. (Shape)

Hurmanin faydalari

En çok Ramazan ayinda tüketildigine inandigim hurmanin faydalari nelermis görelim.

Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu, hurmanın lif, mineral ve fenol açısından çok zengin olduğunu ayrıca sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir, fosfat gibi mineralleri de barındırdığını söyledi. Hurmanın birçok faydası bulunduğunu belirten Mutlu; düzenli olarak tüketildiğinde kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşıdığını sözlerine ekledi.

Hurma;
• Protein içerir.
• Protein, yağ ve karbonhidrat (üçünü bir arada ) içeren tek meyvedir.
• Vücudun yaşlanma belirtilerini azaltır.
• Saf hurma cildi besler, hamilelik ve güneş lekelerini yok eder.
• İçerdiği demir sayesinde, kansızlığa iyi gelir.
• B1, B2 vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri kuvvetlendirir.
• Boğaz ağrısına, öksürüğe iyi gelir.
• Kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
• İçerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşır.

Orucun hurma ile açılması halinde, oruçtan dolayı insanın üzerinde oluşan halsizliği de içerdiği şeker oranı sayesinde hemen gidermektedir.

Sadece Ramazan’da yemeyin, her zaman tüketin!

Hayrettin Mutlu Ramazan sofralarının meyvesi olarak bilinene hurma, hâlbuki her zaman tüketilmesi gereken bir yiyecek. Şeker oranı yüksek olmasına rağmen kilo aldırmayan bir yapıya sahip. Özellikle suda çözünebilir lif içeriği yüksek olması, hurmanın sindirim sistemi rahatsızlıklarını (kabızlık, gaz vb) önlemeye ve gidermeye yardımcı olduğunu ve günlük hayatın getirdiği stres ve yoğun temponun verdiği yorgunluktan kurtulmak için her gün hurma yemenizde fayda var dedi.

Kaynak: Milliyet

30 Haziran 2008

Su: Hayattir


Su içmenin faydalari saymakla tükenmez bunu bir çogumuz biliyoruz, ama eger ki aranizda benim gibi su içmeyi unutanlar veya sevmeyenler varsa burada hatirlamak ve su içmeye motivasyonu artiracak bilgileri bir araya topladim.

Az su içmenin getirdigi sikayetler

- Bas agrisi
- Bas dönmesi
- Gözlerin kararmasi
- Yorgunluk
- Performans düsüklügü
- Kalp atisinda artis
- Böbrek tasi riskinde artis

Su hayattir ve düzenli içildigi, aliskanlik haline getirildigi taktirde su sekilde faydalari vardir:

- Ferahlatir ve canlandirir
- Metabolizmayi hizlandirir
- Toksinlerin atilmasina yardimci olur
- Sindirim sistemini güclendirir
- Kan dolasimini destekler
- Vücudumuza önemli mineraller tasir
- “yanlis” aclik hissini giderir (açlik hissi su içtikten sonra gidebilir)
- kalori miktari 0 oldugundan gönül rahatligiyla tüketilebilir

Eger suyu tatsiz tuzsuz bulanlar varsa (gerci insan kavurucu yaz aylarinda tadi tuzu falan aramaz da havalarin serin oldugu günlerde diyelim) icine bir limon parcasi, veya sekersiz soguk/sicak çay (hazir ice tea’lerden bahsetmiyorum).
Diger alternatif ise bol bol sulu meyve sebze tüketmek, kavun karpuz, turunçgiller, elma armut, domates, salatalik, salata gibi.

Kimler yada ne zaman daha fazla su tüketmeli?

- spor yapanlar (1 saat hareket = ½ veya 1 litre su)
- cok sicak havalarda
- güneslenenler
- klimali alanlarda (klimali araçlar, uçak)
- yüksek atesi, mide bulantisi, ishal olanlar (mide bulantisi ve ishal’de içecekte seker ve tuz bulunmasi vücudun suyu daha kolay kabul etmesini sagliyormus)
- hamileler (1 kisinin daha suya ihtiyaci oldugunu unutmamak lazim, normalden 1 litre daha fazla içmekte yarar var)
- emziren anneler
- çocuklar (susadiklarini cogunlukla bilmezler)
- yaslilar (susamadiklarini düsünseler de su içmeyi ihmal etmemeleri lazim)

Su içmeyi unutmamak için:

Evde veya çalistiginiz yerde gözünüzün önünde hep bir sise dolusu (1.5 litre) su bulundurun ve aksama kadar onu bitirmeye çalisin

Yaninizda, çantanizda sürekli küçük bir sise de olsa su bulundurun

Siseden direkt olarak içmeyecekseniz, büyük bardaklardan için suyu

Cep telefonunuza veya bilgisayariniza not “su içmeyi unutma” diye bir not hazirlayin (benim kullandigim yöntem bu ve gerçekten ise yariyor)

Eger çayi seviyorsaniz, sabah bir sürahi dolusu bitki çayi hazirlayabilirsiniz ve bunu bir termosa koyup gün içinde tüketebilirsiniz (bu özellikle kis aylari için iyi bir çözüm)

Kaynak: Actilife

İlik suyla ilgili de ayri bir not ilistirmeden edemeyecegim:

ilik su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz. Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel değişimler getirir.

İşte o değişimler:

Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir.Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar. Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır.Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.

ILIK SU MUCİZESİ

Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.İç organları ve kaburga kafesinin etrafındakı kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.Mide asidi etkilerini rahatlatir ve asit reflu semptomlarini rahatlatir.Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.Kabızlığı giderir.Kilo verme: yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır.

25 Haziran 2008

Dallari basti kiraz

Dün annemle aksam üstü hadi kiraz toplamaya gidelim dedik. Her yil kiraz toplamaya gittigimiz bir çiftçi var oraya gittik. Hem kiraz topladik, hem yedik. Gördükki kirazlarin bir çogu henüz pembe, tam olmamis yani. Ama buranin gecen haftalarda ki hava sartlarina göre yine baya baya dallari kiraz basmis.
Sabahtan beri elimde bir kase kiraz yiyorum. Faydali oldugunu biliyorum fakat tam olarak neye faydali diye küçük bir arastirma yapayim dedim. Ve asagida bir kaç derleme toplama yaptim kirazlarla ilgili:

Idrar söktürücü
Vücudumuzu zehirli maddelerden arindiriyor
Romatizma, gut hastaliklari, eklem kireçlenmesi ve damar sertligi tedavisinde kullaniliiyor
Yapisinda bulunan kinik asit ile böbreklerin tas ve kum yapmasini önlüyor eger varsa da zamanla dökülmesine yardimci oluyor
Safra kesesi tasinin dökülmesine de yardimci oluyor
Vücuttaki fazla suyun atilmasiyla, dolayli olarak zayiflamaya yardimci oluyor
Kirazin pektik giderici özelligi bulunuyor. Yani bayat yemeklerde, pastirma, sucuk gibi gidalarin zararlarini önleyen kiraz, ayni zamanda kanin temizlenmesiyle birlikte, yüzde olusan sivilcelerin giderilmesini sagliyor
Kiraz suyu yüz ve boyun kisimlarina sürüldügünde deride kirisiklari önledigi ve giderdigi belirtiliyor
Fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karacigerin yükünü hafifleterek iyilesmesine yardim ediyor, böylece sindirim gücünü artiriyor
Yapisindaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendiriyor, stresi gideriyor
A vitamini kaynagi karoten iceren kiraz, ayni zamanda gözlerin dostu (bu benim için en önemli nokta sanirim)


Gördügünüz gibi kirazin faydalari saymakla bitmiyor. Bu bilgiler internetten bulduklarimin sadece bir kaçi. Kendisi ayri sifa, çekirdeginden tutun da sapina, yapragina kadar sifayla dolu bu meyveden mahrum etmeyelim kendimizi.
Uzmanlar demis ki:


„Kiraz alirken temiz, parlak ve hasarsiz olmasina dikkat edin.“

„Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlidir.“
„Saklarken kirazin saplarini çikarmazsaniz ömrü daha uzun olur.“
„Yikamadan plastik bir kaba koyup buzdolabinda saklayin ve daima yemeden hemen önce yikayin.“
„Buzdolabindan çikarip oda sicakliginda 1-2 saat bekletirseniz tadi daha lezzetli olacaktir.“
„Taze kirazlarin 2-4 gün içinde tüketilmesi gerekir.“
„Kirazi ayrica derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Bunun için çekirdeklerini çikarmaniz gerekir.“


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...