Muğla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Muğla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2013

Fethiye - Saklıkent


Saklıkente kaçıncı gidişim bimiyorum ama her gidişimde çok eğleniyorum. Bu defa Göcek'ten Kaş'a giderken uğradık. Çok kalabalıktı. Kaynak suyu her zamanki gibi buz gibiydi ama o sıcakta o serinlik iyi geldi. Benim göbeğimden dolayı fazla ilerlemeden geri döndük. Kalabalık arttı ve iki dağın arası daraldıkça aralardan geçmek için kuyruklar oluşmaya başladı, hem beklemek istemedim hem de biraz panik oldum, kafamıza taş maş düşer diye. Çok zorlamak istemedim kendimi. Geri döndük. 







yunus balığını görüyor musunuz? 








Orada Kanyon restoran vardı, fazla samimi gelmediği için arabayla az ilerisine gittik gözleme molamızı orada verdik. Ortam görüldüğü gibi çok dinlendiriciydi.







18 Ekim 2012

Kısacık Ölüdeniz'den

İnsan nedense tanıdığı, bildiği yerlerin fotoğrafını daha az çekiyor. Ben öyleyim mesela. Daha sıradan geldiği için mi? Detaylar daha mı az dikkatimi çekiyor bilemedim.

Ölündeniz'e kaçıncı gidişim bilmiyorum. Bizim köye en yakın tatil yerlerinden bir tanesi olduğundan sık sık uğradığımız bir yer. Fotoğraf makinamız mola istedi (yersen), bense tembellik yaptım, yan geldim yattım, saatlerce yüzdüm, durgun denizin keyfini çıkardım. Tipik, sıkıcı tatil halleri işte =P

Akşam saatleri yaklaşırken benim Schatz yamaç paraşütüyle atlamaya karar verdi. Ben hiç atlamadım, atlamak da istemedim, merak etmedim nedense. Zaten öyle mayhoş bir haldeydim ki, en fazla denize girmek veya dondurma almak için kaldırıyordum popomu =)






Yine de Ölüdeniz'e dair minik notlarım var:
  • Bu meşhur sahilin adı Belcekız plajı
  • Ölüdeniz'e gidildiğinde plaja en yakın kalınacak yer, Belceğiz Mahallesi.
  • Hisarönü Mahallesi daha yukarıda kalıyor, denize araçla gitmek gerek ama gayet canlı, güzel bir yer. 
  • Yeme içme olarak yine Hisarönünde Yaşar bey'in mutfağını tek geçeriz 
  • Babadağ'dan paraşütle atlamasan bile bir kere çıkılmalı, gerçi o yoldan minibüsle ineceğine paraşütle atla daha garanti dediler, çok merak ettim =)
  • Saklıkent'e mutlaka gidilmeli
  • Tekne turlarına Ölüdeniz'den değil de, Fethiye'den önce gelen Göcek'ten çıkılmalı
şimdilik aklımda olanlar bunlar. Bir daha gidersek kesinlikle daha çok fotoğraf çekmeliyim. Bugünlük  bu kadar!!


11 Ekim 2012

Dalyan - İztuzu plajı - Günbatımı - Yıldönümü

Köyceğiz'de mola verdiğimiz için Dalyan'a varmamız akşam saatlerini buldu. vakit kaybı olmasın diye otele varmadan, doğru İztuzu plajına uzandık.

Köyceğiz gölünü Akdenize bağlayan Dalyan kanalıdır ve bu kanalın çıkış noktası İztuzu plajı. Bu plaj aynı zamanda Caretta Carettaların üreme alanıymış ve bu yüzden titizlikle korunuyor, birşeyler de korunsun ama dimi. Belli bir sınır var ve o sınırdan sonra şezlong götüremiyor, şemsiye sokamıyorsunuz kuma. 

Deniz git git derinleşmiyor bir türlü ve her yer tamamen kum, etrafı yine yem yeşil dağlarla çevrili.



Aşağıdaki fotoğrafta can kurtaranı bulunuz :))








plajın arka tarafındaki göleti şu haliyle çekmesem ayıp olurdu! o da zaten, ne olur beni çek! beni çek! diye bağırıyordu =)






Evliliğimizin 6. senesini de İztuzunda akşam güneşini seyre dalarak kutlamış olduk =)

Bu manzara ile yanımda sevgilim en güzel hediyeydi benim için!!!




Ertesi sabah Kral mezarlarına çıktık.

Dalyan'ın devamı gelecek yani ;)



10 Ekim 2012

Köyceğiz köyü ve gölünde mola

Yolumuz tatil boyunca nereye düşse, cennete düştük sanıyordum... Her gittiğimiz yer birbirinden güzeldi, hiç birinin tadına doyum olmadı. Köyceğiz gölü bizim memlekete aslında yakın sayılır, 185 km filan ama bize Marmaris sonrası Dalyan'a giderken görmek nasip oldu.

Köyceğiz gölü 52 kilometrekarelik, etrafı dağlarla çevrili bir tatlı su gölü. En önemli özelliklerinden bir tanesi de doğal bir kanalla Akdeniz'e bağlanıyor olması, bu yüzden bu tarz göllere ayaklı göl deniyormuş ve bu doğa harikası göllerden dünya üzerinde sadece 7 tane bulunuyormuş (wikipedi'nin yalancısıyım) ve şu an o diğer 6 gölü internette ne kadar araştırdımsa da bulamadım.

Deniz gibi olmasa da değişik plajları var. Biz onlardan bir tanesine, Delta plajına gittik. Yine sessiz sakin, bolca vatandaşın bulunduğu bir yer.












Bundan sonra Dalyan maceralarımız var

bunaltmıyorumdur inşallah. üff aman yeter, biraz değişik şeyler paylaş ayol, diyenler bi haber ediversin.

;)



9 Ekim 2012

ben bayılırım çam kokusuna - marmaris

Ege Akdeniz kıyılarını gezmişken bir kere de tekne turu yapmadan olmaz dedik ve bunu en iyi Marmaris'te yapabiliriz diye düşündük, YANILMIŞIZ! Tekne turu berbattı, görgüsüz ingiliz turistler daha da berbattı. O kadar çok tekne turları var ki, bence yasaklanmalı, ya da sınırlandırılmalı, deniz acayip kirlenmiş (sanki bir yağ tabakası vardı tenizin üstünde / mazot da olabilir) ve ben gittiğimiz hiç bir yerden, verdiğimiz hiç bir moladan zevk alamadım, sırf stres. Ancak tanıdığınız, bildiğiniz şirketler varsa öyle belki.

Ama en azından 2 geceliğine kaldığımız çok güzel bir mevkii ve yol üstünde çok güzel bir sahil görmüş olduk. Tatilimiz genelde anlık kararlarla geçti, rotamız belliydi hep ama google maps sağolsun, bulunduğumz yollarda nerede bir sahil, bir şey varsa mola verip, öyle devam ediyorduk yolumuza. Otellerde de aynı şekilde, aynı günün sabahında rezervasyon yaptırdığımız da oluyordu.

Genelde macera olsun diye dağ yollarından geçmeyi tercih ediyorduk. Farklı köyler görüp bu dağların tepelerinde nasıl kalıyorlar diye de hayret ediyordum ben açıkçası.

Gündüz gözüyle çıkıldıysa yola, ve depoda benzininiz yeterliyse (yolda kalmışlığımız da oldu benzinsizlikten!!!) dağ yollarından, çam kokusunu ciğerlerinize çeke çeke geçin o yollardan, valla. Ben bayılıyorum çam kokusuna!!!





Ve Marmarise giderken ki o eşsiz manzara, doyamıyorum, her gidişimizde mutlaka burada mola veririz, asla es geçmeyiz.





Marmarise varmadan önce Akyaka da mola verdik. Müthiş bir yer. Ormanın içinde kamp yapanlar vardı, biz arabayı epey uzağa parketmişiz, bilmediğimiz bir yer tabi. Ormana girdiğimiz anda en az 4 köpek havlayarak üzerimize doğru koşmaya başladılar, pis tırstık ha, ne bilelim oraların onların mekanı olduğunu =)

Yakınımızdaki bir adam köpeklere taş fırlattı da öyle gittiler, yoksa paramparçaydık yani, şoktan yerimizden kıpırdayamadık. Az ilerde şezlongların bulunduğu bir işletme vardı ama biz kendi halimizde takılmayı istedik, kimsecikler yoktu, çok sakindi. Deniz mükemmeldi.














Kaldığımız otelin girişi. Merkeze 7 km uzaklıktaki Aktaş mevkii'ndeydi. Bir daha yolum düşerse, aynı yer, aynı otele giderim, aynı beach clublarda takılırım. Çok mütevazi, sakin, marmarisin içinden çok daha temiz bir yer. Otel küçük ama temiz ve çalışanları çok ilgiliydi gerçekten. Otele ait plajlar yok ama çok yakınında 3 tane işletme var, eğer tüketim olursa şezlonglar ücretsiz oluyor, eh zaten mecburen birşeyler yenilip içiliyor.
Yani herşey çok uygun ve 4'4'lüktü kanımca.





Gün batımıyla hem Marmarise hem bu yazıya veda !!!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...