- doktor bey, dedim ben sporcu değilim ki, neden giriyor bu kramplar benim bacaklarıma? Uyandırıyor beni geceleri... bişey demedi, magnezyum verdi, olay kapandı.
- doktor bey, dedim yine, sanırım yaşlanıyorum artık, omzum tutulmaya başladı, kolay kolay da çözülmüyor...
- önce güldü, sonra ofis'te çalışanların genel hastalığı, beden eğitimi öğretmeni olsaydın muhtemelen böyle birşey yaşamazdın, dedi... fizyo terapiye başlayacağım.
Beden eğitimi öğretmeni olsaymışım... belki o zaman da başka sorunlarım olurmuş, öyle teselli etti sonra =) ama ben düşündüm de daha formda olurdum belki. Daha zinde olur, daha mutlu olur, belki daha az yorulurdum. Bizim bir bayan hocamız vardı, her tarafı yumak yumak kastı, ufak tefek, bronz tenli, kısa saçlı bir bayandı, bol kaslı bir bayan. Artık öğretmenlikten çıkmış, vücut geliştirme olympiatlarına katılacaktı sanki =) birden onu hatırladım... okul günlerimi, sonra düşündüm, sporu neden hiç sev(e)mediğimi?
Dün koşuya başlayacaktım, öylesine, hava almak için, stres atmak için, kendimi zorlamadan, belki de bir saatlik yürüyüş yapardım, balkona bi çıktım, üşüdüm... içinde asırlık şarkılar bulunan I-Pod'umu aradım, baktım şarjı bitmiş, şarj aletini aradım, bulamadım... sonra vazgeçtim koşmaktan küveti doldurdum =)