19 Eylül 2008

Istanbul 5. Gün 31.07.2008

Eveeet, nihayet blogum için tekrar zaman ayirabildim. Istanbul maceramizin 5. gününe farkli bir ortamda baslamak istedik ve kahvaltimizi Rumeli Kale Cafe de yaptik. Kahvaltinin ayrintilarina girmeyecegim fakat "müthis"di demeden de geçemeyecegim. Alttaki fotografta görüldügü üzere cafe'nin içinde boydan boya ayna var, kocaman ve o güzelim maviyi yansitiyor, yolun diger tarafinda sahil. Buyrun maviye karsi kahvalti keyfine.
Kahvaltidan sonra Rumeli hisarinda dolastik, eglendik, hopladik, zipladik eski Kara Murat, Battal Gazi filmlerini canlandirip hoooop büyük Ada geçtik :o) Muhtesem bir gündü...





Fayton turlari için bekleyen atlar. Kücük tur 40 YTL, büyük tur 50 YTL idi.








Ramazan Ramazan yazmiyim diyorum ama yazmak istiyorum, aksam otele gitmeden önce otelimizin hemen yakininda, Erol Tas Kahvehanesi'nin karsisinda Telve isminde bir manti evi var. Orada ev usulü mantimizi afiyetle yedikten sonra günümüzü tamamladik.

13 Eylül 2008

çocuk ruhum...

Son yillarda çok basirili animasyonlar yer aliyor sinemalarda. Sadece çocuklara degil büyüklere hitab ediyor ayni zamanda. Benim gönlümü fethedenlerden bir tanesi de ICE AGE. Bir ve ikiyi büyük keyif alarak izlemistim. Simdi 3. bölümü cikiyormus. Duyunca sevinçten kudurdum. Sabirsizlikla 2009'un yazini bekliyorum. Ne güzel sey çocuk olmak (höh?)


12 Eylül 2008

Istanbul 4. Gün 30.07.2008

Gelelim 4. günümüze. Bloga böyle yavas yavas sirayla fotograf yüklemesi de keyifli, tatil günlerini tekrar yasiyor gibi oluyorum, anilarim tazeleniyor seviniyorum.


Bu gün dedik gelmisken bogaz turu yapalim en iyisi, hazir havalar da düzelmisken ne de güzel manzara olur. Eminönü'ne bi gidelim bogaz iskelesi de oradadir heralde dedik. Vardik Eminönü'ne, bakindik, çok fazla vakit kaybetmemek için iki dk. birine soralim dedik. O sirada en yakinimizda güvenilir kimler varsa ona soracaktik. Yanibasimizda vapurun birine bir sürü kisi biniyor (gerci istanbul'da bütün vapurlara bir sürü kisi biniyor:o) Orada bir görevliye "pardon, biz bogaz turu yapacaktik.... " sözümüzü biteremeden görevli "tamam gelin, buyrun bizde bogaz turu yapiyoruz, bu özel tur" dedi. Biz de "e fakat... ama bilet? - Biletimiz yok - ama ama ama" derken bey efendi bize bu turun Fatih belediyesi tarafindan Fatihililer için düzenlenen özel tur, dedi. Adam bizi davet etmis biz hala "ama biz Fatihli degilizkiii??" diyoruz. Geçin siz geçin, dedi ve kendimizi vapurda bulduk. Söyle etrafimiza baktik tek turist bizdik heralde.

Yaklasik 2 saat 40 dk süren bogaz turu süresinde bizlere ayrica ikramda bulundular. Buradan Fatih belediyesine bu misafir perverliginden dolayi Tesekkürlerimi iletmek istiyorum!!








Bogaz turundan sonra Süleymaniye camii'yi ziyaret gittik, ne yazikki restorasyon asamasinda oldugu için içini tam göremedik. Sonrasinda hemen yakinindaki Mimar Sinan Türbesini de ziyarette bulunduk.





Süleymaniye Camii'nin orada gözüme bir tabela takildi, hani illaki oraya gitmek istedigimizden degil de, nereye gidecegimizi bilmedigimizden öylesine takip ettik. Hem dolasmis olduk. Yürüdük yürüdük yürüdük... Tabelada yazan yazi ise "Cafe Haliç"ti. Kapinin önüne geldigimizde söööyle hafif egilerek kapinin ucundan bakarkene ben manzarayi gördüm, beni de Cafe'nin sahibi gördü ve hemen buyur etti... "Askiiim manzara çok güzel hadi girelim" dedim ve girdik. Disaridan nasil bir yer oldugu hiç belli olmuyor fakat içerisi bambaska bir dünya. Burada Cafe Haliç, yani Seyr-i Istanbul ilgili bir yazi var merak edenlere. Zira ben o kadar güzel anlatamam.






Cafe Haliç'te kahvemizi içtik, dere tepe düz gittik ve çadir'a giderek birilerini mutlu ettik ;o)


10 Eylül 2008

Istanbul 3. Gün 29.07.2008

Ve gelelim Pazartesi günü giremedigimiz Dolmabahçe sarayina. Sirf su ihtisamli girisin önünden geçmek bile insana ayri bir heyecan veriyor. Askerlerin asil durusunu gördükçe daha da bir gururlaniyor insan.








Sonra yolumuz Ortaköy Camii'ye düstü. Her firsatta televizyonda bir sekilde gösterilen bu yeri görmesem çatlardim. Orada kösede duvarin üzerine oturmus biri var. Herkes o tarafa bakiyor farkindaysaniz. Biz de bir vardik, gördük ki bir curcuna bir telas. Yüzme bilmeyen bir adam kendini suya atmis galiba (ya da düsmüs mü ne olmus bilinmez). Cikarildiktan sonra birinin omzuna yaslanmis hiçkira hiçkira agliyordu. Biz anlamadik neler oldugunu.

Ortaköy'e gidip'te kumpir yememenin pismanligi var içimde. Dert oldu. Benki patates manyagiyim. Nasil ugramam kumpircilere:o) Bir daha ki sefere insallah!!!!



Dolmabahçe sarayindan, Ortaköy'e, oradan Bogaz köprüsüne kadar yürüdük. Zaten günlerdir yürüyorduk, bu yürüme ayaklarima kara sular indirdi vallahi. Dayanamadim ilk firsatta bir yerlerde oturmak istiyordum. Daha fazla yürüyecek halim yoktu. Yolun karsisinda bir restoran/cafe var galiba oraya gidelim dedik. Gittik bir de ne görelim, polis eviymis orasi. Neyse dedik birseyler içer gideriz (benim bir adim bile atacak dermanim kalmamisti artik).

Oradan atladik otobüse taaa kabatasa, oradan tramvay'la Eminönü'ne. Tekrar bir otobüsle Eyüp'e gittik. Ters istikamette olmasina ragmen, iyiki gitmis görmüsüz. O gün Miraç kandiliydi, ve Eyüp Camii'nin oradaki ortam görülmeye degerdi... Ben Eyüp'ü çok sevdim!!




Eyüp'e asil gelme sebebimiz ne olabilirdi ki? Pierre Loti'de çayimizi yudumlarken rüyalar alemine dalmak...


O günkü son duragimiz Sultan Ahmet Camii'nin önüydü. Heryer her zamankinden daha kalabalik, Müslüman kardeslerimiz daha bir coskulu... Herkesin gönlünde bir dua, günümüzü tamamladik.

(Otele her varisimizda, bugünü de sag salim atlattik diye sükrettik) ;-)

4 Eylül 2008

Oruçluyken çalismak

Bir çogumuz için çalisirken oruç tutmak çok zor gelir. Tansiyon düsüklügü, bas agrilari olur genellikle. Cok sükür su ana kadar Ramazan çok güzel gidiyor ve böyle de devam eder umarim. Bugün esim bana bu yaziyi gönderdi ve gerçekten de çalisanlar için içinde faydali bilgiler bulundugunu düsünüyorum. Resimlerin üzerine tiklayarak daha rahat okunabilir. (resimler ve yazilar milliyet.com.tr'den)











Ayrica isin kolayina kaçip yalnizca screen shot'lari siraladigim için özürdilerim, fakat gerçekten çok yogunum bu aralar...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...