10 Kasım 2011

özlenen



Nur içinde yat Ata'm.



9 Kasım 2011

kış kapıda


Daha geçen hafta böyleydi tüm ağaçlar, altın sarısı, rüya gibi, benim gözümde mükemmel, şimdiyse yapraklar iyice kuruyup dökülmeye başladı. Kış daha yeni yeni "hellooo! I'm coming" demeye başladı =)

Bakalım ilk kar ne zaman düşecek? Aklıma çocukluğum geldi birden, her sabah kar yağmış mı diye uyanır uyanmaz önce cama yapışırdım kar yağmış mı diye, yağmışsa mutluluktan çıldırırdım, şimdi de bakıyorum uyanır uyanmaz camdan dışarı, ama bu sefer eyvah trafik iğrenç olacak diye üzülüyorum kar yağmışsa eğer... Yoksa hâlâ çok mutlu olurum kar görünce, üzerinde yürümek, zıplamak, yuvarlanmak isterim her zaman =)

Bir sürü fotoğraf çektim geçen günlerde ama hiç birini paylaşamadım henüz. İstemeden de olsa yoğun geçiyor günler ve bir kaç gündür uyku sorunum var, uyuyamıyorum bir türlü. Uykusuzluğun verdiği yorgunlukla daha da bitkin düşüyorum, kısır döngü içindeyim. Bakalım belki bugün erken sızarım...


7 Kasım 2011

bu köşe relax köşesi =)


Evimde minik bir huzur köşesi oluşturdum... aldığım hediyeler birbiriyle öyle uyumluydu ki, bir araya getirince çok güzel durdu, çok sevdim. Eşim dostum beni iyi tanımış, tam RELAX takılmayı seven ben için en doğru seçimleri yapmışlar. Arkada daha önce kardeşimden aldığım minik bir kaktüs var. Fil ise aslında bir mum, onu da yıllar önce beğenip almıştım. Minik çeşme ve bambuslar ortamı iyice güzelleştirdiler.

Mutlu olmak istediğim anlarda gözlerim güzellikler arar, güzel şeyler görmek ister. Bana huzur verecek şeyler ararım. Bu fotoğraftakiler de, beni mutlu eden minik şeylerin bir araya gelmesiydi, adını da Huzur köşesi koydum.

İnsanın biraz da kendi elinde sanki huzuru arayıp bulmak. Dış dünyaya kulaklarını kapayıp, kendi dünyana yolculuk yapmak, yüzünde tebessüm oluşturacak işlerle uğraşmak. Bazen sadece kendin için, bazen de sevdiğin insanlar için birşeyler hazırlamak.

Her yaşımda yeni birşey öğreniyorum sanki, bu yaşımda da öğrendim birşeyler. Hamur yoğurmayı, poğaça yapmayı mesela =P şaka bir yana, hayatın insan yanını, sevmenin saymanın değerini, önemini yeniden ve yeniden öğrendim... "offf ben nelerle uğraşıyorum yine" derken, farkında olmadan güzel şeylerle uğraştığımı öğrendim. Yıllardır çabam hayata güzel tarafından bakmak, bunu yeniden keşfetmenin kalbi nasıl ısıttığını öğrendim. Söyleyecek çok sözüm var, ama şu an o enerjiyi bulamıyorum kendimde. En nihayetinde sonrasında pişman olmayacağım şeyler yaptığıma inandığım için

Huzurluyum.

Sizinde huzurunuz, yüzünüzden gülücüklerin eksik olmadığı nice Bayramlarınız olsun.

Sağlıkla!

1 Kasım 2011

halloween ben sonbahar

O kadar dedim, tembihledim, yapmayın dedim, etmeyin dedim, sakın ola masamı süsleyip püslemeye kalkışmayın, ben sevmem öyle şeyler dedim de kime ne dedim, dinletemedim... Dün işe başladığımda çalışma masamın hali tam olarak buydu, cadılar bayramının etkisiyle de dekorasyona bolca kabak, örümcek ağı, parmak kurabiyeler hakimdi :) Bu süslemelerin nedeni ise de Pazar günü doğum günüm olmasıydı, Cumartesi ailece toplandık dağ evinde maksat bir arada olmaktı aslında doğum günü falan değil, ama yine de doğum günü havasında oldu, Pazar günümü sevdiceğimle geçirdim, Pazartesi de iş yerinde arkadaşlarla kutlamış oldum. Yani istemeden 3 gün doğum günü kutladım, bir de istesem 3 hafta kutlayacakmışım heralde...

Facebook'dan kaldırmıştım doğum günümü kimse kutlasın istemedim, kutlayacak olanlar hatırladı zaten. Tam da tahmin ettiğim kişiler hatırladı, öylesi daha çok mutlu etti beni! Çocukluk arkadaşlarım. Candır çocukluk arkadaşı, güzeldir, ne kadar mesafe girse de kopulmaz bazılarıyla, en özel olanlarıyla.

Güzel bir son bahar günüydü 30 Ekim... Sevdim ben 30 Ekim'i.

Bunlar da dün cep telefonuma kaydettiklerim:


detaylar:



İş arkadaşlarımdan aldığım doğum günü "pastam" artık her neyse... karşıma geçip sessiz sessiz "happy birthday" diye türkü çığırdılar bir de, çok matraklar ya :) Bizim bölümde gelenek haline geldi bu.

Bu da sevdiğim bir son bahar fotoğrafı olarak anılara kaydedildi...


28 Ekim 2011

en şirin blog - childs own studio

Bugün gazetede gördüm, kendimi toparlamam için güzel bir şeyler görmem gerekiyordu. Bunları gördüm. Nasıl güzel bir fikir, nasıl güzel bir beceri bu dedim. Wendy T. ismindeki Kanadalı bayan çocukların yaptığı resimlere göre birebir oyuncaklar üretiyor! Hiç bir detayı atlamadan hem de!



İşte değerli minik ellerin hayal gücüyle ortaya çıkan sanat eserleri. Bayıldım ben bunlara.































Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...