O kadar dedim, tembihledim, yapmayın dedim, etmeyin dedim, sakın ola masamı süsleyip püslemeye kalkışmayın, ben sevmem öyle şeyler dedim de kime ne dedim, dinletemedim... Dün işe başladığımda çalışma masamın hali tam olarak buydu, cadılar bayramının etkisiyle de dekorasyona bolca kabak, örümcek ağı, parmak kurabiyeler hakimdi :) Bu süslemelerin nedeni ise de Pazar günü doğum günüm olmasıydı, Cumartesi ailece toplandık dağ evinde maksat bir arada olmaktı aslında doğum günü falan değil, ama yine de doğum günü havasında oldu, Pazar günümü sevdiceğimle geçirdim, Pazartesi de iş yerinde arkadaşlarla kutlamış oldum. Yani istemeden 3 gün doğum günü kutladım, bir de istesem 3 hafta kutlayacakmışım heralde...
Facebook'dan kaldırmıştım doğum günümü kimse kutlasın istemedim, kutlayacak olanlar hatırladı zaten. Tam da tahmin ettiğim kişiler hatırladı, öylesi daha çok mutlu etti beni! Çocukluk arkadaşlarım. Candır çocukluk arkadaşı, güzeldir, ne kadar mesafe girse de kopulmaz bazılarıyla, en özel olanlarıyla.
Güzel bir son bahar günüydü 30 Ekim... Sevdim ben 30 Ekim'i.
Bunlar da dün cep telefonuma kaydettiklerim:
detaylar:
İş arkadaşlarımdan aldığım doğum günü "pastam" artık her neyse... karşıma geçip sessiz sessiz "happy birthday" diye türkü çığırdılar bir de, çok matraklar ya :) Bizim bölümde gelenek haline geldi bu.
Bu da sevdiğim bir son bahar fotoğrafı olarak anılara kaydedildi...