13 Kasım 2008

Şarkılar anlatır




Bazı zamanlar duygularımı tıpkı bu dalgalara benzetirim. Hırçın. Deli dolu. Ele avuca sığmaz. Ne yapacağı belli olmayan. Yenik düşerim çoğu zaman...

Ben bazen hiç ummadığım şarkıları şiirleri niye çok severim ki? Niye onları doyasıya, bıkmadan usanmadan onlarca yüzlerce defa dinlemeyi arzularım? Kimi zaman filmer, hikayeler, bazen bir tablo, ya da basit bir melodi.
Her zaman düşüncelerini, duygularını dile getiremez insan, herkes bunu beceremez, ben de beceremeyenlerdenim. Sustururum dilimi, kaparım gözlerimi, içimden geçen şarkı sözleri:


Tanırım kendimi
Hiddetim taşar benim
Dalga dalga,
Hırçın hırçın
Tokat gibi, vurur sözlerim
Yıpratır bedenini
Bilirim seni
Hüzün etrafı sarmışken
Sessiz kalırsın belli belirsiz
Ben bilirim seni
Acı bir tebessüm
Belli belirsiz bir tebessüm
Hayranım sana
Sabrına
Sakince karşımda durup
Meydan okuyan o tavrına
Varlığına
Korkmuyorum
Ruhumdaki fırtınada boğulmaktan
Karanlıkta yollarımı kaybetmekten
Biliyorum kurtarırsın beni sen
Işığım, deniz fenerim
Işığım, sana aşığım


Bu aralar bu şarkıyı çok seviyorum.

Candan Erçetin, Çapkın albümünün (1997) 4. şarkısı ne güzelde dile getiriyor duygularımı...

12 Kasım 2008

Çanta mı bavul mu?


Sevgili İlkay beni mimlemiş. İlk defa mimlendiğimden midir nedir pek bir heyecan yaptım:-)
Bir çok bayan hemen hemen aynı şeyleri taşıyordur heralde çantasında. Benim çantamdakiler bulunduğum duruma göre değişebiliyor, tatile giderken ayrı, tatildeyken ayrı, alış verişe giderken ayrı... Fakat günlük kullandığıma gelecek olursak içindekileri şu şekilde sıralayayım:
  1. Ayna - hiç makyaj tazelemek için kullanmadım, çünkü pek makyaj yapmıyorum (çok üşeniyorum) Bunu yanımda bulundurma sebebim lenslerim uygunsuz zamanlarda bana yan çizerse aynasız kalmayayım diye

  2. Günde mutlaka 3 ile 5 arası meyve tüketmeye çalışırım. Bunlar sabahları işe giderken yanıma aldığım elma ve mandalinalar. Sırf çanta hafiflesin diye gene yenir:-)

  3. İki parçadan oluşan devasa anahtarlıklarım (eşek ve kaplumbağacık), büyük olma sebeplerine gelirsek: çantada iki saat anahtar aramaktan nefret ediyorum

  4. Hangi akla hizmetse beğenerek aldığım beyaz çerçeveli (numaralı) gözlüğüm. Her zaman yanımda bulundurmam aslında bu aralar gözlerim lenslerden dolayı sık sık iltihaplanmaya başladı, yine acil durum söz konusu
  5. Nihayet küçültmeyi başarabildiğim kahve rengi cüzdanım

  6. Bu pembe küçük çantacık ise makyaj ıvır zıvırı için düşünülmüş olabilir fakat ben daha çok yedek lensler, lens damlası (göz nemlendirici), ara ara kullandığım parlatıcı, bayanların malum günlerindeki malum ihtiyaçları ve ne olur ne olmaz ağrı kesici

  7. Alttaki fotoğrafta ise yine lens solüsyonu, kutusu ve gözümdeki iltihaptan dolayı kullandığım göz damlası (ne bitmez tükenmez lens malzemelerim varmış)

  8. Lastik ve toka

  9. Belki ilginç yada güzel kareler yakalarım diye elimden geldiği kadar yanımda bulundurmaya çalıştığım (ve yakında tarafımdan ihanete uğrayacak olan) fotoğraf makinesi

  10. Ajandam, yanımda olmadığı zaman kendimi çok yalnız hissederim

  11. Tabiki cep telefonu, ajandayı bile yanıma alıp bunu evde unuttuğum zamanlar olmadı değil yani:-) çok tuhafım

  12. Kışın gelmesiyle çatlayan dudaklar kurtarıcısı görevini üstlenen dudak "kremim". Elma aromalı, insanın yiyesi geliyor

  13. Bu da iş yerinde turnikelerden geçmek için lazım olan şey "batch". Bunu unuttuğun an iş yerinde bir sürü laga luga başlıyor


En nefret ettiğim şey çantamın ağır olmasıdır aslında hele hele alışverişlerde böyle bir çantayı kesinlikle taşıyamam. Ayol çantayı mı zaptedicem etrafı mı dolaşıcam dimi? Bu yüzden alışverişlerde işime yarayacak ve en önemli şeyleri (cüzdan, cep telefonu) içine alacak büyüklükte yani daha doğrusu küçüklükte bir çanta aldım.

Bende huzurlarınızda Lal arkadaşımı mimlemek istiyorum...

11 Kasım 2008

Dermalogica Günlük Peeling




Zamanında okul stresi, sınav stresi feci şekilde cildime yansımıştı, son çareyi cilt doktoruna gitmekte bulmuştum. Bir sürü ürün denemektense en iyisi doktora gitmekti. Cildim yavaş yavaş düzeliyordu. Kadının yaptığı tek şey yüzümü yarım saat buhara tutmaktı, gözeneklerin açılması için. Daha sonra sivilceleri, siyah noktaları taktiksel bir yöntem kullanarak sıkıyordu. Ne var bunda canım, evde de yapardım ben bunu diye düşünüyordum. Sivilce sıkma işlemi de bittikten sonra "lenf drenaj" masajı yapıyordu. Yüzüme ve boyun kısmıma. Buda kan dolaşımını hızlandırmak içindi ve en sevdiğim bölümdü.

Cildim düzelmeye başladığında bunun kalıcı olması için ve aynı zamanda geriye kalan sivilce izlerini yok etmek için arkadaşım beni bu mucizevi ürünle tanıştırmıştı. Kendisi Dermalogica kozmetik salonunda çalışıyordu ve kursuna da gitmişti. Yani bilinçli olarak öneriyordu bu ürünleri bana. Fakat ben bu Peeling'in her cilt için uygun oldugunu düşünüyorum. Özellikle yağlı ciltler için birebir diyebilirim.
Normalde peelingler haftada bir kez kullanılır ve fazlası cildi kurutur, yıpratır. Bu öyle değil işte. Bunu her sabah makyaj öncesi kullanabilirsiniz. Resimde görüldüğü üzere toz halindedir ve sadece yarım çay kaşığını biraz suyla karıştıp yüzünüzü temizleyebilirsiniz (ben elimi yüzümü ıslatıp avucuma göz kararı toz döküyorum, avuçlarımı biraz ovaladıktan sonra kremimsi bir hal alıyor zaten ve bu şekilde yüzümü temizliyorum).
Kullandığım başka dermalogica ürünleri de var. Onlar hakkında da biraz bilgi verebilirim. En mükemmel sonuca ulaşmak için bir dermalogica uzmanına danışmak gerekiyor yinede, en azından cilt analizi yaptırıp doğru ürünü seçmek için.

Bu peelingi kullananların yorumlarını okumak için tıklayınız

10 Kasım 2008

Dinlenmek

Fazla felsefeye gerek yok, hayat zordur... herkese zor işte. Çalışanlara ayrı, çalışmayanlara ayrı. Kısaca sorumluluk sahibiyse bir insan, taşıması gerektiği bir yük vardır mutlaka.
Ben şimdi taşımakta zorlanmaya başladığım yükümü bir kenara bırakıp, biraz dinlenmeyi deneyeceğim, (dikkat! dinleneceğim diyemiyorum ne yazıkki).

Hayatımın Relax tuşuna basmayı arzuluyorum:

- kendime bol çikolatalı kek yapacağım (diyetse diyet aaa)
- kendime en sevdiğim çiçekleri alacağım
- kendime bir türk kahvesi yapıp falıma bakacağım (ve inanmayacağım)
- temiz havayı içime çekeceğim (en kolayı bu gibi ama değil malesef)
- mum ışığında, bol köpüklü banyoya gömüleceğim (tansiyonum düşene kadar)
- saçıma update gerek (o da kendinden geçik)
- uzun zamandır yapmak istediğim birşeyi yapacağım (bu sefer kararım kesin)
- aerobic derslerine devam edeceğim (bu nefsime bir emirdir aslında)

Mola vermeyi öğrenmem lazım! Enerjim bitti bitecek...

Yerin dolmayacak...

"Beni görmek demek
benim yüzümü görmek
demek değildir.
Benim düşüncelerimi,
benim fikirlerimi
anlıyorsanız
bu kafidir."

K. Atatürk
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...